Önceki bölümler iddiayı dışarıdan, yani matematik, mantık ve din açısından inceledi. Bu bölüm içeriden bakıyor: 19 sistemi bir yerde koyduğu kuralı başka bir yerde bozuyor mu?
Bir sistemin doğru olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, kendi koyduğu kurala her yerde uyup uymadığına bakmaktır. Gerçek bir düzen her yerde aynı kuralla çalışır. Sonradan kurulan bir düzen ise her yeni durumda yeni bir kurala ihtiyaç duyar.
| No | Bir yerde | Başka bir yerde |
|---|---|---|
| 1 | 112 besmele ayet toplamına eklenir | Aynı besmelelerdeki kelimeler sayılmaz |
| 2 | Hadisler güvenilmez sayılır | "İlk inen", "son inen" ve "Tevbe eklendi" iddiaları hadise dayanır |
| 3 | Sahabe Kur'an'a iki ayet eklemekle suçlanır | Aynı sahabenin yazdığı mushaf harf harf doğru kabul edilir |
| 4 | Uymayan bir yazım "mucize" sayılır | Uymayan iki ayet "sahte" sayılır |
| 5 | Nûn harfi okunduğu gibi sayılır | Sâd harfi yazıldığı gibi sayılır |
| 6 | "Her harf 19'a kilitli" | Meşru mushaflar arasında harf farkları var |
| 7 | "Elçilik matematikle kanıtlandı" | Hesap başka bir ebced tablosuyla tutmuyor |
| 8 | "19'un katı" ölçüt kabul edilir | Tutmayınca rakam toplamı, yan yana yazma ya da tersten okuma devreye girer |
| 9 | "19 Kur'an'a özeldir" | Önceden belirlenmiş testte 9, 11, 15, 25 ve 29 da aynı "başarıyı" gösterir |
Fâtiha hariç surelerin başındaki besmeleler numaralı ayet değildir. Kur'an'da bu türden 112 besmele vardır. 19 sistemi bu besmelelerle ilgili iki farklı karar verir:
112 besmele sayılır: 6234 + 112 = 6346 = 19 × 334.
Aynı 112 besmeledeki "Allah", "Rahmân" ve "Rahîm" kelimeleri sayılmaz. Sayılsa üçü de 19'a bölünmez.
Yani aynı besmeleler, sonuca hangisi yarıyorsa ona göre bir sayılıyor, bir sayılmıyor. Aşağıdaki araçla bütün seçenekleri deneyebilirsin.
Reşad Halife hadislerin dinde kaynak olmadığını, büyük kısmının uydurma olduğunu savundu. Ama 19 sisteminin en etkileyici iddialarının bir kısmı sadece hadislerden ve rivayetlerden öğrenilebilecek bilgilere dayanıyor:
| 19 iddiası | Bu bilgi nereden geliyor? |
|---|---|
| İlk inen ayetler (Alak 1-5) 19 kelimedir | Hangi ayetin ilk indiği Kur'an'da yazmaz. Bunu Hz. Âişe'den gelen rivayet söyler (Buhârî, Bed'ü'l-vahy). |
| Son inen sure (Nasr) 19 kelimedir | Hangi surenin son indiği de Kur'an'da yazmaz. Üstelik rivayetler birbirini tutmaz (aşağıya bak). |
| Müddessir ikinci inen suredir, 19'u erken bildirir | İniş sırası listeleri tamamen rivayete dayanır ve listeler birbirinden farklıdır. |
| Tevbe 128-129 sonradan eklenmiştir | Tek dayanak Buhârî'deki Zeyd b. Sâbit rivayetidir (bkz. Dini Boyut). |
Son inen sure hakkında iki ünlü rivayet var:
Son inen tam sure Nasr Suresi'dir (Müslim, Tefsîr).
19 sistemi bunu seçer: Nasr 19 kelimedir.
Son inen sure Berâe, yani Tevbe Suresi'dir (Buhârî, Tefsîr).
19 sistemi bunu görmezden gelir.
Bugün elimizdeki mushaf, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Osman dönemlerinde Zeyd b. Sâbit'in başında olduğu bir heyet tarafından yazıya geçirildi. 19 sistemi bu heyet hakkında iki zıt şey söylemek zorunda:
Bu heyet o kadar dikkatliydi ki yazdığı her harf, her elif, hatta sıra dışı yazımlar bile (bkz. madde 4 ve 5) 19 düzenine göre kusursuzdur. Harf sayımları buna dayanır.
Aynı heyet Kur'an'a iki tam ayet ekledi. Bu ayetler 1400 yıl boyunca fark edilmedi.
Bu iki iddia birlikte doğru olamaz. İki ayet ekleyebilen bir heyete harf düzeyinde güvenilemez. Harf düzeyinde güvenilebilen bir heyet de iki ayet eklemez.
Kur'an'da Lût kavminden genellikle "قَوْمُ لُوطٍ" (kavmu Lût) diye söz edilir. Kâf Suresi 13. ayette ise "إِخْوَانُ لُوطٍ" (ihvânu Lût) denir.
Halife bunu bir mucize olarak sundu: "Kavm" kelimesinde Kâf (ق) harfi vardır. Burada da "kavm" denseydi, Kâf Suresi'ndeki Kâf sayısı 57 değil 58 olurdu ve 19'a bölünmezdi. Ona göre kelime bu yüzden değiştirilmişti.
Şimdi iki durumu yan yana koyalım:
| Durum | Kur'an'ın genel kalıbına uyuyor mu? | 19 sisteminin hükmü |
|---|---|---|
| Kâf 50:13'te "ihvân" kelimesi | Hayır, sıra dışı | "Mucize: 19'u korumak için seçilmiş" |
| Tevbe 128-129 | Hayır, 19 sayımına uymuyor | "Sahte: sonradan eklenmiş" |
Bir harf sayımında ilk karar şudur: Kâğıtta yazılı olan harfi mi sayacağız, okunan sesi mi? Tutarlı bir sistem bunu bir kez seçer ve her yerde uygular.
A'râf 7:69'da "genişlik, güç" anlamındaki kelime mushafta Sâd (ص) ile yazılır, ama üstüne küçük bir Sîn konur ve Hafs okuyuşunda Sîn (س) ile okunur. Aynı kelime Bakara 2:247'de doğrudan Sîn ile yazılmıştır.
Halife, Sâd harfiyle başlayan surelerdeki (A'râf, Meryem, Sâd) toplam Sâd sayısını 152 (19 × 8) olarak verir. Bu toplam, 7:69'daki kelimenin yazıldığı gibi, yani Sâd olarak sayılmasına dayanır. Okunduğu gibi Sîn sayılsa toplam 151 olur ve 19'a bölünmez.
Yazılan harf sayılır: kâğıtta Sâd var, okunuşu önemli değil.
Okunan harf sayılır: kâğıtta tek harf var, ama "nûn" diye okunduğu için iki Nûn sayılır (bkz. Matematik, madde 5).
Hz. Osman döneminde çoğaltılıp farklı şehirlere gönderilen mushaflar arasında birkaç küçük yazım farkı vardı. Bu farklar İslam ilminde bilinir ve kabul edilir. Hepsi meşrudur, hepsi bugün de okunur. Birkaç örnek:
| Ayet | Kûfe mushafı (Türkiye'de okunan) | Medine ve Şam mushafları | Fark |
|---|---|---|---|
| Âl-i İmrân 3:133 | وَسَارِعُوا | سَارِعُوا | Bir Vav harfi |
| Mâide 5:54 | يَرْتَدَّ | يَرْتَدِدْ | Bir Dâl harfi |
| Hadîd 57:24 | فَإِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَنِيُّ | فَإِنَّ اللَّهَ الْغَنِيُّ | Bir kelime (Hüve) |
| Bakara 2:132 | وَوَصَّىٰ | وَأَوْصَىٰ | Bir Elif harfi |
Bugün Kuzey ve Batı Afrika'da milyonlarca Müslümanın okuduğu Verş mushafları Medine yazımını izler. Yani dünyada harf sayısı birbirinden farklı, ikisi de meşru Kur'an nüshaları okunuyor.
"Kur'an'ın her harfi 19'a göre kilitlidir. Tek bir harf eklense ya da çıkarılsa düzen bozulur."
Halife'nin bütün sayımları, Hafs okuyuşuna göre basılmış 20. yüzyıl mushaflarıyla yapıldı. İddia doğruysa Verş mushafları "bozuk" demektir. Ama bu farklar Hz. Osman'ın kendi gönderdiği nüshalara dayanır.
Buna bir de yazım işaretleri eklenir. İlk mushaflarda nokta ve hareke yoktu. Uzun "a" seslerinin elifle yazılıp yazılmaması, hemzenin nasıl gösterileceği gibi kararlar sonraki yüzyıllarda ve son olarak modern baskılarda verildi. Harf sayımları da bu kararlara göre değişir.
Halife "ahit elçisi" olduğunu şu hesapla "kanıtladı": "Reşad Halife" isminin ebced değeri 1230, elçiden bahseden ayet Âl-i İmrân 81. 1230 + 81 = 1311 = 19 × 69.
Ebced, harflere sayı değeri veren eski bir sistemdir ve Kur'an'da hiç geçmez. Üstelik tek bir ebced yoktur. Doğu (Meşrık) ve Batı (Mağrib) olmak üzere iki tablo kullanılır. Bu tablolarda bazı harflerin değeri farklıdır. "Reşad" ismindeki Şın harfi Doğu tablosunda 300, Batı tablosunda 1000'dir. Kelime sonundaki yuvarlak tâ (ة) da bazen 5, bazen 400 sayılır.
Başta ölçüt basittir: sayı 19'un katı mı? Ama 19 literatüründe zamanla başka ölçütler de "tutmuş" sayılmaya başlar: rakamlarının toplamı 19 olan sayılar, içinde "19" yazan sayılar, tersten okununca 19'a bölünen sayılar... Her yeni ölçüt hedefi büyütür. Hedef büyüdükçe isabet etmek kolaylaşır.
1'den 9999'a kadar bütün sayılar içinde seçtiğin ölçütlerden en az birine uyanların oranı:
Bunun basit bir örneği saymaya nereden başlandığıdır. Alak Suresi baştan sayınca 96. suredir. 19 sistemi onu sondan sayar ve "sondan 19. sure" der. Baştan saymak tutmayınca sondan saymak da bir seçenek olur. Seçenekler arttıkça "tesadüf olamaz" denen her sonuç biraz daha sıradan hale gelir.
Adil bir test şöyle yapılır: Önce ne ölçüleceğine karar verilir, sonra ölçülür ve bütün sonuçlar yayınlanır. Biz de öyle yaptık. Kur'an'ın 114 suresinin ayet sayılarından (Kûfe sayımı, toplam 6236) herkesin kontrol edebileceği altı basit ölçüm seçtik. Sonra bu ölçümleri yalnızca 19 için değil, 7'den 31'e kadar her sayı için yaptık.
Her hücre şunu gösteriyor: O ölçümde kaç sonucun o sayıya bölündüğü / tesadüfen beklenen sayı. Koyu ve ● işaretli hücrelerde sonuç, tesadüfle açıklanması zor görünecek kadar yüksek (yüzde 5'ten küçük ihtimal).
"Bak, sure numarası + ayet sayısı ölçümünde 19 beklenenin iki katı tutuyor!"
Aynı "başarı" 9, 11, 15, 25 ve 29 için de var. Bu kadar çok test yapınca yüzde 5'lik bir ihtimal yaklaşık her 20 testte bir kendiliğinden çıkar. 19 sadece bunlardan biri.
Bu bölümdeki dokuz çelişkinin ortak noktası tek bir cümleyle söylenebilir:
Kural bir kez konur: neyin sayılacağı, nasıl sayılacağı, hangi metnin esas alınacağı. Sonra sayılır ve ne çıkarsa kabul edilir.
Önce sonuç bellidir: "19'a bölünecek". Sonra besmele, harf, mushaf, ebced tablosu, sayma yönü ve gerekirse ayetler bu sonuca göre seçilir.
Bir savunucuyla konuşurken tek bir soru yeterli olabilir: "Saymaya başlamadan önce kurallarını yaz. Sonra birlikte sayalım ve ne çıkarsa kabul edelim." 19 sistemi bugüne kadar bu testten geçmedi.