Bölüm 4 · Dini Boyut

Kur'an'ın kendisi ne diyor?

19 iddiası Kur'an adına yapılıyor. O halde en önemli test şu: İddia Kur'an'ın kendi ifadeleriyle uyuşuyor mu?

1. Müddessir 30'un bağlamı2. Koruma ve ayet silme3. Tevbe 128-1294. Elçilik iddiası5. Kıyamet tarihi6. Fitne uyarısı
1

"Onun üzerinde 19 vardır". "Onun" kim?

Ayeti tek başına okumak yerine öncesi ve sonrasıyla okuyalım:

سَأُصْلِيهِ سَقَرَ ﴿٢٦﴾ وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ ﴿٢٧﴾ لَا تُبْقِي وَلَا تَذَرُ ﴿٢٨﴾ لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ ﴿٢٩﴾ عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ ﴿٣٠﴾
"Onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin? (O) ne bırakır ne de koyuverir. İnsanların derisini kavurur. Onun üzerinde on dokuz vardır."
Müddessir 74:26-30
وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا
"Cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını da ancak inkâr edenler için bir imtihan (fitne) kıldık..."
Müddessir 74:31

Bağlam açık

Bir sonraki ayet 19'un ne olduğunu kendisi söylüyor: cehennemin görevlisi melekler ve onların sayısı. Klasik tefsirlerin (Taberî, İbn Kesîr, Râzî...) hepsi ayeti bu şekilde açıklar.

Dil bilgisi de açık

عَلَيْهَا kelimesindeki "hâ" zamiri dişildir. Hemen önceki fiiller de dişildir (لَا تُبْقِي). Bu zamirin döndüğü kelime dişil olan Sekar'dır. "Kur'an" kelimesi ise Arapçada erildir.

Savunucuların yorumu: Ayetin devamındaki "وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ" ("O, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir") ifadesini 19 sayısına bağlarlar. Ama ayetin kendisi 19'un ne olduğunu zaten söylemiştir: görevli meleklerin sayısı. Ayrıca ayet bu sayının inkârcılar için bir imtihan olduğunu söylüyor, bir "matematik kanıtı" olduğunu değil. 14 asırlık tefsir geleneğinde bu ayetten bir sayı şifresi çıkaran kimse olmamıştır.
2

Kur'an korunmuşsa, ondan ayet silinebilir mi?

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
"Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik, onun koruyucusu da elbette biziz."
Hicr 15:9

Müslümanlar bu ayete dayanarak Kur'an'ın korunduğuna inanır. 19 sistemi ise şunu söyler: "Kur'an'a iki ayet eklenmiş ve bu 1400 yıl boyunca hiçbir Müslüman tarafından fark edilmemiş."

19 sisteminin söylediği

Mushaflara insanlar tarafından ayet eklendi. Bu ekleme bütün dünyadaki bütün nüshalara ve bütün kıraatlere yayıldı. Bunu ancak 1980'lerde bilgisayar ortaya çıkardı.

Bunun anlamı

Hicr 9'daki koruma vaadi 14 asır boyunca işlememiş olur. Yani 19 sistemi Kur'an'ın korunmuşluğunu kanıtlamak bir yana, bu korumayı inkâr ederek ayakta durabiliyor.

3

Tevbe 128-129: "Uydurma" gerekçesi neden çürük?

Halife'nin dayandığı gerekçe Buhârî'deki bir rivayettir. Hz. Ebû Bekir döneminde Kur'an'ı tek bir mushafta toplayan Zeyd b. Sâbit, yazılı belgeleri toplarken Tevbe'nin son kısmını yazılı olarak sadece Ebû Huzeyme el-Ensârî'nin yanında bulduğunu söyler (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân).

Neden bu rivayet "ekleme" anlamına gelmez?

a) Mesele ezber değil, yazılı belgeydi. Zeyd'in kuralı her ayeti hem hafızlardan hem de Peygamber'in huzurunda yazılmış bir belgeden doğrulamaktı. Bu ayetler ezberde zaten biliniyordu. Aranan şey sadece yazılı kopyaydı.

b) Aynı rivayet ailesinde Ahzâb 23 de geçer. Zeyd, Hz. Osman döneminde Ahzâb 23. ayeti de yazılı olarak sadece Huzeyme b. Sâbit'te bulduğunu ve bu ayeti Peygamber'den dinlediğini hatırladığını söyler. Halife bu ayeti silmedi. Çünkü onun silinmesi 19 hesaplarına bir şey kazandırmıyordu.

c) Halife hadisleri reddediyordu. Halife hadisleri dinin kaynağı olarak kabul etmiyordu. Ama ayet silmek için bir hadise dayandı ve aynı hadisin ayetlerin bilindiğini gösteren kısmını görmezden geldi. Yani kaynağın sadece işine gelen kısmını kullandı.

d) Bütün nüshalarda ve bütün kıraatlerde var. On kıraatin ve yirmi ravinin tamamında, bilinen bütün mushaf geleneklerinde bu iki ayet yer alır. Bu ayetleri okumayan tek bir İslam topluluğu bilinmiyor.

Asıl sebep: Bu iki ayetin "uydurma" ilan edilmesinin tek sebebi 19 hesaplarını bozmalarıdır. Hiçbir tarihi veya dilsel veri bu iki ayeti diğer ayetlerden ayırmaz. Hatta Tevbe 128, Peygamber'i "raûf" ve "rahîm" diye niteleyerek Kur'an'ın en çok sevilen ayetlerinden biridir.
4

Sistem bir "elçi" çıkardı

1989'da Halife, Âl-i İmrân 81'de bahsedilen ve peygamberlerden söz alınan "elçi"nin kendisi olduğunu ilan etti. Bunu da 19 hesaplarıyla "kanıtladı" (bkz. Matematik, Sayı hileleri).

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَٰكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ
"Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur."
Ahzâb 33:40

Halife "nebî" ile "resûl"ü ayırarak nebîlerin bittiğini ama resûllerin devam ettiğini savundu. Fakat İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna göre her resûl aynı zamanda bir nebîdir. Nebîlik sona erdiyse resûllük de sona ermiştir. Bu konuda 14 asırlık bir icmâ vardır.

Neden önemli? Bir sistem, kurucusunun peygamberliğini "kanıtlamak" için kullanılabiliyorsa, o sistemle istenen her şey kanıtlanabilir demektir. Bu da sistemin hiçbir şeyi kanıtlamadığını gösterir.
5

Kıyametin tarihi: 2280?

Halife, kesik harflerden yaptığı hesaplarla dünyanın sonunun miladi 2280 yılında geleceğini yazdı (Quran: The Final Testament, ekler).

يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا ۖ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّي ۖ لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَا إِلَّا هُوَ
"Sana kıyametin ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: Onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz."
A'râf 7:187 · ayrıca bkz. Lokmân 31:34, Ahzâb 33:63

Kur'an, kıyametin vaktini Peygamber'in bile bilmediğini açıkça söyler. 19 sistemi ise bu bilgiyi sayılardan çıkardığını iddia ediyor. Bir yöntem Kur'an'ın açıkça "sadece Allah bilir" dediği bir şeyi bildiğini iddia ediyorsa, o yöntem Kur'an'dan değildir.

6

Kur'an'ın kendi uyarısı

فَأَمَّا الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَأْوِيلِهِ
"Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve kendilerine göre yorumlamak için onun müteşâbih (çok anlamlı) kısmına uyarlar."
Âl-i İmrân 3:7

Kesik harfler (Elif-Lâm-Mîm, Kâf, Nûn...) klasik ilimde müteşâbih kabul edilir, yani anlamları kesin olarak bilinemez. 19 sistemi tam olarak bu harflerden bir şifre, bir kıyamet tarihi ve bir elçilik iddiası çıkardı. Müddessir 31 de 19 sayısını açıkça bir fitne (imtihan) olarak niteler.

Kur'an'ın gerçek meydan okuması

Kur'an kendi ilahi kaynağına delil olarak sayıları değil, metnin kendisini gösterir:

وَإِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّمَّا نَزَّلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِ
"Kulumuza indirdiğimizden şüphe ediyorsanız, onun benzeri bir sure getirin."
Bakara 2:23
Sonuç: Kur'an'ın korunmuşluğu, onu ilk günden beri ezberleyen milyonlarca hafızın, binlerce el yazması nüshanın ve kesintisiz bir okuma geleneğinin üzerinde durur. Bunun bir bilgisayar şifresine ihtiyacı yoktur. Hele ki işe Kur'an'dan iki ayet silerek başlayan bir şifreye hiç ihtiyacı yoktur.